Afrika’da son dönemde ortaya çıkan savaşlar ve çatışmalar milyonlarca insanın hayatına mal olmuş,  gerçekleştirilmiş bulunan ekonomik kalkınmanın da önemli bir kısmını ortadan kaldırmıştır. Bugün Afrika’nın ihtiyaç duyduğu sürdürebilir kalkınma barış ve güvenlik gerektirmektedir. Başka bir deyişle, barış ile güvenlik Afrika’nın kalkınması için başlıca ön şartları oluşturmaktadır.

Genellikle Afrika, dünyanın en fazla çatışmanın yer aldığı kıta olarak anılmaktadır.  Gerçekten, Afrika, askeri çatışmalar nedeniyle savaş kurbanları sayısının en yüksek olduğu 000kıta durumundadır.  1945 ile 1995 arasındaki dönemde meydana gelen 186 silahlı çatışmanın 48’i Afrika’dadır. Bu çatışmaların, 160 milyonluk  kıtada 6 milyon kişinin ölümüne sebebiyet verdiği görülmektedir.  1998’den beri Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda meydana gelen silahlı çatışmalarda 3 milyon kişi hayatını kaybetmiş bulunmaktadır.  Afrika ülkelerinin %60’ı askeri şiddetin kurbanı olmuştur. Yapılan hesaplara göre her beş Afrikalıdan biri silahlı çatışmanın etkisi altında kalmaktadır.

1990’lı yıllarda Somali’nin çöküşü, Ruanda’da 1994’te Tutsi ve Hutular arasındaki soykırım, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Liberya, Sierre Leone, Sudan ile Kotdivuar’daki iç savaşlar dünya kamuoyunun dikkatini çekmiştir.  İç savaşlar, birçok Afrika ülkesini büyük sıkıntılara sokmuş ve mahalli halka büyük zararlar da vermiştir. Bu iç savaşların en kötüsü 1967 ile 1970 arasında meydana gelen Nijerya’daki Biafra savaşıdır. Bu savaş sırasında en aşağı 2 milyon kişi hayatını kaybetmiştir.  Sudan’daki iç savaş da 30 yıl sürmüş ve 2004’te sona erdirilebilmiştir. Bu iç savaşlara Angola ve Mozambik’i de ekleyebiliriz.